14 Temmuz 2017 Cuma

Ashab-ı Kiram (R.A.)



Peygamberimiz (s.a.v.):

«Her kim Ashabıma söverse Allah'ın ve bütün meleklerin ve insanların laneti onun üzerine olsun» buyurdu.


Hz. Enes'den, Resûlullâh (s.a.v.) şöyle buyurdu dediği rivayet olunmuştur:

 «Allah beni ihtiyar buyurdu (seçti), benim için de ashabımı seçti. Onları benim için dostlar, arkadaşlar ve hısımlar yaptı. Pek yakında onlardan sonra bir kavim gelecek, onları ayıplayacaklar. (Akıllarınca) onlara kusur bulacaklar. (Ey müslümanlar:) Onlarla birlikte yemek yemeyin, içmeyin, onlarla hısımlık kurmayın. Üzerlerine namaz kılmayın.»


İbn Mes'uddan, Resûlullâh (s.a.v.) şöyle buyurdu dediği rivayet olunmuştur:

«Ashabım anıldığı vakit dilinizi tutun. Yıldızlar anıldığı vakit dilinizi tutun. Kader anıldığı sıra dilinizi tutun.»


Ulema diyor ki:

Cereyan eden hadiselerde Allah'ın iradesinin değil de yıldızların müessir olduğuna itikad eden kimse kâfir olur. Yine Peygamber'in ashabını yeren, onların sürçmelerini araştıran, onlara bir ayıp isnad eden münafık olur. Bil'akis her müslümana düşen vecibe Allah'ı sevmek, Resulünü sevmek, Peygamber'in getirdiklerini sevmek, onun emrini yerine getirenleri sevmek, onun yoluna giren ve onun sünnetiyle amel edenleri sevmek, onun yakınlarını, ashabını, aile efradını, hizmetkârlarını sevmek, onları sevenleri sevmek, onlara kin tutanlara buğz etmektir. Çünkü imanın en sağlam kulpu «Allah için sevmek, Allah için buğzetmektir».


Eyyub es-Sahtiyanî şöyle diyor: «Ebû Bekr'i seven dininin minberlerini dikmiştir. Ömer'i seven yolunu genişletmiştir. Osman'ı seven Allah'ın nuruyla nurlanmıştır. Ali'yi seven en sağlam kulpa yapışmıştır. Bütün hayırlar Resûlullâh (s.a.v.)'in ashabındadır diyen de nifaktan uzaklaşmıştır».



Kitabül-Kebâir
İmam Zehebî

Bedir Yayınevi


1 yorum: