18 Haziran 2017 Pazar

Kuşun Yem Toplaması Gibi Namaz Kılmak




İmam Ahmed isnadı Ebû Hüreyre'ye varan bir hadîste şöyle buyurulduğunu rivayet etmiştir. Resûl-i Ekrem (s.a.v.) bu hadîslerinde buyuruyorlar ki:
«Allahü Teâlâ, rükû ile secdesi arasında belini düzeltmeyen (dik hale getirmeyen) adama rahmet nazarıyla bakmaz.»


Resûlullâh (s.a.v.)'in şöyle buyurduğu rivayet olunmaktadır:
«Bu şekil namaz, münafığın namazıdır: Oturur, güneşi gözetir (tenbellik ederek kerâhat vaktine kadar namazı eda etmez). Güneş şeytanın iki boynuzu arasında, bulunduğu zaman (namaz kılmanın haram olduğu zaman) kalkar da namazı dört rekât olarak (kuşun yemi gagasıyla acele acele toplaması gibi) gagalar. O, namazın içinde Allah'ı pek az zikreder.»


Ebu Musa el-Eşarî şöyle anlatıyor: Resûl-i Ekrem (s.a.v.) bir gün ashabına namaz kıldırdı, sonra oturdu. Bir adam içeri girdi, namaza kalktı, rükû ve secdesini (kuşun yemi) gagalaması gibi alelacele kıldı. Bunun üzerine Peygamberimiz (s.a.v.):
- "Görüyorsunuz ya şu adam bu halde ölse Muhammed (aleyhisselâmın) milletinden hariç olarak ölür. Çünkü o karganın kanı gagaladığı gibi namazını gagalıyor buyurdu.» (Ebu Bekir b. Huzeyme Sahih'inde rivayet etmiştir).



Hz. Ömer'den Peygamberimiz (s.a.v.)'in şöyle buyurduğu rivayet olunmuştur:

«Her namaz kılanın bir sağında bir de solunda iki melek bulunur. (Kişi) namazı dosdoğru kılarsa kılınan namazı Allah'ın katına çıkarırlar. Hakkıyla kılmazsa sahibinin yüzüne çarparlar.»

Beyhakî yukarıdaki hadisin senedini zikrederek Ubade b. Sâmitten Peygamberimiz (s.a.v.)'in şöyle buyurduğunu rivayet eder: «Her kim güzelce abdest alır, sonra namaza kalkar, rükû, sücud ve kıraatini (riayet ederek) tamamlarsa, namaz (hal dili ile), beni koruduğun gibi Allah da seni korusun, der. Daha sonra parlak ve nurlu bir halde göğe doğru yükselir, gök kapıları kendisine açılır, tâ huzur-i ilâhiye varır, sahibine şefaat diler. Şayet (namaz kılan) rükû, sücud ve kıraata (riayet ederek) namazını tamamlamazsa namaz: «Beni heder ettiğin gibi Allah da seni zayi etsin! Namaz simsiyah bir şekilde göğe yükselir, ama semanın kapıları ona kapanır, yırtık elbisenin dürülüp atıldığı gibi dürülür ve sahibinin yüzüne çarpılır.»


Selmani Farisi Resûl-i Ekrem (s.a.v.)'in şöyle buyurduğunu bildirmiştir:
"Namaz bir ölçektir, tam hakkını verene o da noksansız verir. Her kim de eksiklik yapar (tam hakkını vermeden kılarsa) Allahü Teâlâ'nın, ölçek ve tartıda hile yapanlar hakkında ne buyurduğunu bilirsiniz.»


Allahü Teâlâ şöyle buyuruyor:
«Ölçekde ve tartıda hile yapanların vay haline!» (Veylün li'l-mutaffifîn!)

Tatfif: ölçekde, tartıda, ölçüde ve namazda eksiklik yapmaktır.
Veyl: Hararetinden cehennemin Allaha sığındığı bir vadidir (denilmiştir.)

İbn Abbas'dan, «Resûl-i Ekrem (s.a.v.) şöyle buyurdu» dediği rivayet edilmiştir;
«Sizden biri secde edeceği vakit yüzünü (alnını), burnunu ve ellerini yere koysun. Allahü Teâlâ bana yedi aza üzere secde etmemi emir buyurdu. (Bu yedi aza): alın, burun, iki avuç, iki diz, iki ayağın ön kısımlarıdır. Yine Allahü Teâlâ bana saçı, (durumu bozulmasın diye) toplayıp dürmememi de emretti. Her kim namaz kılar da her uzvun namazdaki hakkını vermezse namazı bitirinceye kadar o organı kendisine lanet okur.»




Kitabül-Kebâir
(İslam Şeriatinde Büyük Günahlar)

İmam Zehebî

Bedir Yayınevi


6 yorum:

  1. Canı gönülden namaz kılınmalı,otomatiğe bağlanmış gibi görev gibi hızlı hızlı değil...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Her hareketin hakkını vermek lazım. Hz. Allah kusurlarımızı affetsin.

      Sil
  2. Allah razı olsun bu hususlara dikkat etmek gerekli..acele ile kılınan namaz çevredekileri de rahatsız eder.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çocuklara da yanlış örnek olur.

      Sil
  3. önemli uyarılar evet yaa.

    YanıtlaSil