27 Mayıs 2017 Cumartesi

Firavunun Sahtekârlığı




Haberden geldi. Abdullah bin Ömer (r.a.) hazretlerinden rivayet olundu. Buyurdular:

Firavunun zamanında Nîl nehri battı, kurudu. Memleketinin ehli Firavuna geldiler. Ve ona;
-"Ey Melik! Bizim hatırımız için Nîl nehrini akıt!" dediler.

Bunun özerine Firavun, onlara:
-"Ben sizden râzî ve memnun değilim!

Memleketinin halkı tam üç kere gidip gelerek bu sözlerini söylediler. Ve Nil nehrini akıtması için; ona yalvardılar... Sonra yine geldiler ve ona:
-"Ey Meliki Susuzluktan hayvanlarımız telef öldü. Çocuklarımız ve gençlerimiz öldüler. Eğer sen Nîl nehrini akıtmazsan; biz de senden başka bir ilâh ediniriz!" dediler.

Firavun onlara:
-"Sahraya çıkınız!" dedi. Onlar da Firavundan uzaklaştılar. Firavun kendisi tek başına tenhada kaldı. Onu hiçbir kimse görmüyor ve kimse onun sesini işitmiyordu.

Firavun yanaklarını ve yüzünü toprağa sürdü. Ve şehâdet parmağıyla işaret etti ve Allâhü Teâlâ hazretlerine şöyle yalvardı:
-"Allâh'ım! (Suçlu) hakîr ve zelil kölenin Efendisinin huzuruna çıkışı gibi ben de, zelil ve hakir olarak senin huzuruna çıktım. Ya Rabbi! Ve ben senden başka hiçbir kimsenin Nîl nehrini akıtmaya kadir olmadığını ve senden gayri hiçbir kimsenin gücünün yetmediğini çok iyi biliyor ve inanıyorum! Ya Rabbi Nîl'i akıt!..."

Bunun üzerine başını secdeden kaldırdı. Ve Nîl eskiden olduğu gibi akmaya başladı. Firavun, insanların yanına geldi ve onlara: -"Sizin için Nîl nehrini akıttım!" dedi. Ve onlar da hepsi Firavunun huzurunda secdeye kapandılar...


Firavun İman Etmedi

Bu fakir der ki: (İsmail Hakkı Bursevi)
Bu hadise Firavunun iman üzere olduğuna delâlet etmez. Çünkü iman her ne kadar tasdîk ve ikrardan ibaret ise de iman sahibi olan bir kişinin küfür işlerinden ve küfür sözlerinden herhangi bir şeyle kâfir olmaması gerekir.

Kendisinden yalanlama ve inkâr tahakkuk etmediği, etmezse bile; ancak ma'siyetlerden bazıları vardır ki, Şâri Teâlâ hazretleri, isyanları yalanlamanın işaret ve emareleri kıldı.

Firavunun, halkı kendi nefsine ibâdet etmeye davet etmesi, Kavminin kendisine secde etmelerine râzî olması, ve buna benzer ulûhiyetini iddia eden şeyler, onun küfrüne delildir...
İşte bütün bunlarla beraber elbette Firavun iman etmiş bir mü'min olamaz.




Rûhu'l Beyan Tefsiri
İsmail Hakkı Bursevi


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder