22 Nisan 2017 Cumartesi

Otopsi (teşrîhu'l-meyyit)




Ölüm sebebini gerçek olarak tesbit etmek, bir zararlı maddenin hayati faaliyete tesirini gözle görebilmek, teşhisi tam olarak koymak, talebelere bilgi vermek vs. gibi gayelerle ölmüş cesedin baş, göğüs veya karın bölgesinin açılarak iç organların incelenmesine denir. İslâm âlimlerinden bu uygulamayı caiz görmeyenler olduğu gibi, zaruret zamanlarında yapılmasında bir sakınca yoktur, diyenler de olmuştur.


Caiz Görmeyenlerin Delilleri:

İnsan muhteremdir ve saygı değer bir varlıktır. Sağ iken nasıl saygıya ve hürmete lâyık ise, ölümünden sonrada yine öylece saygı ve hürmete lâyıktır. İnsan diri olsun, ölmüş olsun temizdir. Öldükten sonra defin sırasında yıkanması, temiz olmadığı için değil, hastalık ve ölüm esnasında meydana gelmiş olan bazı nahoş şeylerin temizlenmesi içindir. İnsan etinin haram oluşu da, yine onun muhterem ve saygıdeğer oluşundandır. Zaruret halinde dahi yenilmesi caiz değildir. İşte bu sebeple insanın bir parçası olan saçlarının bile, koyun yünü ve keçi kılı gibi pazarda satılması caiz değildir. Nitekim Peygamber Aleyhis-Selâm, insana verilen bu değerin bir simgesi olarak; savaş sırasında düşman tarafının bırakıp kaçtıkları gayr-i müslim cesetleri ve yolculuk sırasında rastladığı ölmüş kimseleri, müslüman olup olmadıklarını sormadan, mutlaka toprağa gömdürmüştür.

* Kur'ân-ı Kerim'de ise: "Biz hakikaten insanoğlunu muhterem ve hürmete layık olarak yarattık. Onları (çeşitli nakil vasıtaları ile) karada ve denizde taşıdık. Kendilerine güzel güzel rızıklar verdik, yine onları yarattıklarımızın bir çoğundan gerçekten üstün kıldık" buyurmuştur, (isra 70)

Peygamber Aleyhis-Selâm da:

"Şüphesiz ki ölmüş bir kimsenin kemiğini kırmak (saygısızlık yönünden) diri iken kemiğini kırmak gibidir" buyurmuştur.

* İnsana saygı ve hürmet açısından ölmüş bir insanın değil kemiğini kırmak veya bir uzvunu kesmek, kabrinin üzerinden geçmek, kabrinin üzerine oturmak bile yasaklanmıştır. Nitekim Peygamber Aleyhis-Selâm: "Sizden birinin ateş koru üzerine oturması ve bu korun elbisesini yakıp cildine kadar tesir etmesi; kabir üzerine oturmasından daha iyidir" buyurmuştur."

* Yine bu konuda Hz. Câbir (r.a.) bir hâdise anlatır: "Bir cenazede Peygamber Aleyhis-Selâm ile beraber bulunduk. Rasulullah (s.a.v.) kabrin kenarına oturdu. Biz de birlikte oturduk. Mezar kazan kimse toprak altından bir bacak veya kol kemiği çıkardı ve kırmak istedi. Bunun üzerine Peygamber Aleyhis-Selâm: "Sakın kırma! Çünkü senin ölmüş bir kimsenin kemiğini kırman (saygısızlık bakımından) diri iken kırman gibidir, fakat sen onu kabrin bir kenarına toprağa göm!" buyurdu.


* İbni Mes'ud (r.a.) ise şöyle demiştir "Mümin kimseye ölü iken yapılan eziyet, diri iken yapılmış gibidir"

* İşte bu sebeplerle insan muhterem ve saygıya lâyık bir varlıktır, böyle saygıya lâyık bir varlığa hürmet edilmesi eziyet vermekten sakınılması gerekirken, otopsi yapacağız diye koyun veya keçi gibi yüzülmesi veya organlarının bir başkasına nakledileceği gerekçesiyle kesilip doğranması caiz değildir, demişlerdir.



* Muasır ilim adamlarından Pakistanlı meşhur âlim Mevdûdî, göz bağışı ve nakli konusu ile ilgili olarak "Meseleler ve Çözümleri* isimli eserinde, görüşünü şöyle açıklamıştır: "Bu bağış sadece gözlerle sınırlı kalmaz. Bir ölünün diğer organları da, başka hastaların işlerine yarayabilir ve başka bir takım tıbbi müdahaleler için kullanılabilir. Eğer bu kapı açılırsa, müslümanın mezara gömülmesi bile imkansızlaşacak ve bütün vücudu otopsi yoluyla parça parça edilecektir. Halbu ki müslümanın ölmeden kendi vücudunu parçalara ayırmak veya para karşılığında satmak üzere vasıyyet etmek gibi bir hakkı da yoktur. İslâm, insan cesedine saygı gösterilmesini emretmiştir. İnsan cesedine gösterilmesi gereken bu saygı kalkarsa, ölmüş insan cesedinden istifade işi; ölmüş insanların işe yarayacak organlarıyla, canlı insanları tedavi etmekle sınırlı kalmayacak aksine ikinci dünya savaşında olduğu gibi, insan vücudunun yağından sabun, derisinden ayakkabı ve çanta imal edilmesi düşünülecek ve giderek insan cesedinden mümkün olan bütün sahalarda kullanılmaya başlanacaktır.



Caiz Görenlerin Delilleri:

Tabiinden İmam Sevrî (r.a.): "Hamile olarak ölen kadının karnındaki çocuğun sağ olduğu bilinirse, (veya kadının normal doğum yapması mümkün olmazsa) çocuğu (veya anneyi) kurtarmak için kadının karnı yarılır ve çocuk çıkarılır" demiştir.

"Zaruret olduğu zamanlarda, normalde haram olan şeyler, mubah olur" diye de bir hukuk kaidesi vardır. İşte bu gibi zaruri sebeplerin meydana gelmesi, öğrencilerin bilgi ve beceri kazanması, cinayetler ve kazalar sebebiyle hayatını kaybedenlerin ölüm sebeplerinin belirlenmesi açısından otopsi yapmanın caiz olduğuna fetva verenler de olmuştur.




Ali Rıza Karabulut

Akabe Kitabevi







Hiç yorum yok:

Yorum Gönder