10 Mart 2017 Cuma

Kur'an-ı Kerim


Kur'an-ı Kerim


Zeyd ibn Sabit (R) şöyle demiştir: Ebû Bekr, Yemâme'de şehîd olanların şehîd olmalarından dolayı bana geldi, yanında Umer de vardı. Ebû Bekr şunları söyledi: Umer bana geldi ve:

- Yemâme gününün şiddetli harbinde Kur'ân hafızlarından birçoğu şehîd oldu. Ben diğer harb sahalarında da harbin şiddetli olup Kur'ân hafızlarının şehîd edilmelerinden, bu sebeble de Kur'ân'dan büyükçe bir kısmın zayi olup gitmesinden endîşe ediyorum. Binâenaleyh ben senin Kur'ân'ın kitâb hâlinde toplanmasını emretmeni düşünüyorum, dedi.

Ebû Bekr, Zeyd'e şöyle dedi: Ben Umer'e:

— Rasûlullah'ın yapmadığı bir işi nasıl yaparsın? dedim. Umer bana:

— Vallahi bu toplama bir hayırdır, dedi ve bana bu hususta müracaatta devam etti.

Nihayet Allah benim göğsümü, Umer'in göğsünü açmış olduğu iş için açtı da ben de bu işte Umer'in düşündüğü gibi düşündüm.

Zeyd dedi ki: Ebû Bekr bana şunları söyledi:

— Sen genç ve akıllı bir erkeksin. Biz seni hiçbir kusurla ittihâm etmiyoruz. Sen Rasûlullah için vahyi yazıyordun. Binâenaleyh şimdi sen Kur'ân'ı tetebbu' et ve onu bir araya topla!

Zeyd buna karşı:

— Allah'a yemîn ederim ki, eğer bana dağlardan bir dağın nakledilmesini teklîf etmiş olsalardı, o iş benim üzerime, Ebû Bekr'in bana teklîf ettiği bu Kur'ân'ı toplama işinden daha ağır olmazdı, dedi.


Zeyd dedi ki: Ben:

— Sizler Rasûlullah'ın yapmadığı bir işi nasıl yapıyorsunuz? dedim,

Ebû Bekr:

— Allah'a yemin ederim ki, bu hayırlı bir iştir, dedi ve Ebû Bekr beni teşvîk etmeğe, bana müracaata devam etti.


Nihayet Allah, Ebû Bekr'le Umer'in göğüslerini genişletip akıllarını yatırdığı bu işe benim de aklımı açtı ve gönlümü ferahlandırdı da ben de bu işi onların gördüğü gibi gördüm. Bunun üzerine ben de Kur'ân'ın ardına düşüp gereği gibi araştırdım ve onu yazılı bulunduğu hurma dallarından, inceltilmiş deri ve bez parçalarından, ince taş levhalardan ve hafızların ezberlerinden toplamağa koyuldum. Nihayet et-Tevbe Sûresi'nin sonunu "Le-kad câekum rasûlun min en-fusikum azizun aleyhi mâ anittum..." âyetini nihayetine kadar Huzeyme'nin yâhud Ebû Huzeyme el-Ensâri'nin beraberinde buldum. Ve en sonu o âyeti de Mushaftaki sûresine kattım.


Neticede toplanan bu sahîfeler tâ Aziz ve Celîl olan Allah kendisini vefat ettirinceye kadar Ebû Bekr'in yanında kaldı sonra hayâtı müddetince Allah onu vefat ettirinceye kadar Umer'in yanında kaldı. Bundan sonra Umer'in Hafsa'nın yanında kaldı.



Sahîh-i Buhârî Ve Tercemesi

Ötüken


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder