23 Şubat 2017 Perşembe

Zühd Nedir?



Zühd lûgatte, soğuk ve ilgisiz davranmak, rağbet etmemek, yüz çevirmek demektir.

Tasavvuf ıstılâhında ise zühd, şu mânâlara gelmektedir: Hakk’a yönelmek için dünyadan da âhiretten de el etek çekmek... Elde mevcut olsa bile, gönülde mal-mülk sevgisine yer vermeyip, dünyaya rağbet etmemektir. Ayrıca bu, dünyaya rağbet etmeme hâlini gözde büyütmemek ve buna hiçbir değer vermemektir.

Kısacası zühd, dünyalığın varlığı ile yokluğunun, kişinin nazarında müsâvi olmasıdır.

Vehb b. Verd (k.s.) hazretlerine, “zühd nedir?” diye sorulduğunda şöyle cevap vermişlerdir: “Zühd, dünya malına ait kayıplardan dolayı üzülmemen; eline geçen dünyalıklar sebebiyle de sevinip şımarmamandır.” Ve yine zühd, fuzûlî ve lüzumsuz olanı, zarûrî olmayan her şeyi, helâl ve mubâhın da ihtiyaçtan fazlasını terk etmektir.

Zühdün üç derecesi vardır:
1. İçinde dünya sevgisi olduğu halde onu terk etmek,
2. Âhirete nazaran dünyanın ehemmiyetsiz olduğunu görüp onu terk etmek,
3. Zühdüne karşı da zâhid olmak. Yani, zühdünü gözünde büyütmemek. Tabii ki en makbul olanı da budur.



Aynü'l-Hakîka fî Râbıtati't-Tarîka


2 yorum:

  1. dünyaya rağbet etmeme halini de önemsememek. çok iyi bu düşünce.

    YanıtlaSil
  2. Kazandığına mesrur kaybettiğine mahzun olmamak. Hep takıldığımız uzun süre zaman kaybettiğimiz eşik. Burayı geçen epey bir yol almış oluyor..

    YanıtlaSil