11 Ocak 2017 Çarşamba

Zühdün Farz Ve Nafile Olduğu Yerler




Eğer: «Dünyada zühdün hükmü nedir? Farz mıdır, nafile midir?» denilirse...

Bil ki, zühd bize göre haram ve helâlde vâki olur. Haramda olan zühd farz, helâlda olan da nafiledir. Sonra, tâate yönelenler için haram, pis olan ölmüş hayvan leşi gibidir. Ona gidilmez, ancak zaruret anında zararı defedecek miktarda yaklaşılır.

Helâlde olan zühd ise, bu ancak ebdallar menzilesindedir. Onlara göre, helâl da ölmüş hayvan leşi gibidir. Ondan ancak mutlak ihtiyaç miktarı istifade ederler.

Onlara göre, haram ateş gibidir. Hiçbir halde ondan almayı hatırlarından bile geçirmezler.

İşte şu, kalben dünyadan soğumanın ve ondan tamamen alâkayı kesip onu cidden habis görüp terk etmenin mânâsıdır. O zaman kalbinde dünyaya karşı arzu ve istek kalmamış olur.

«Hilkatimiz aynı hilkat, tabiatımız aynı tabiat olduğu halde, insan tarafından arzu edilen acaib lezzetleri ve şehvetleriyle dünyanın ateş gibi olması, yahut kötü görülen değişmiş ciyfe hükmünde görülmesi nasıl mümkün olur?» dersen...

Bil ki, Allah'ın has tevfîkına mazhar olup onun âfetlerini ve asıldan pis olduğunu bilen kimse için dünya işte böyle olur. Bundan zahirî ziynet ve alâyişine aldananlarla, dünyanın ayıp ve âfetlerini görmeyerek ona rağbet edenler (dünyanın ateş ve ciyfe olmasından) taaccüb edeceklerdir. Bu husûsda sana bir misâl vereceğim.

Bil ki, (dünyanın bu hâli), şeker vs. gibi şeylerle tatlı yapıp içine öldürücü zehir koyan bir kimse gibidir.

Bu tatlı yapılırken bir adam bunu görse, diğer bir adam da görmese, (tatlıyı yapan insan) tatlıyı süslü ve bezekli olarak onların önüne koysa, zehirin tatlı içerisine konulduğunu gören kimse bu tatlıdan uzak olacak, ondan yemeyi hiçbir zaman hatırından bile geçirmeyecektir. Bu tatlı o kimse için ateş gibidir. Bunun âfetini bildiği için tatlının zahirî güzelliğine aldanmaz.

Tatlının yapılışını görmeyen kimseye gelince.. Tatlının zahirî süsüne aldanarak ona son derece düşkünlük gösterir ve onu yemede sabırsızlık ederek, nefsini yemekten men' eden arkadaşının bu durumuna taaccüb eder. Çok kere de bu durumdan (arkadaşının yememesinden) arkadaşını akılsızlıkla itham eder. İşte bu husus, dünyadan kaçınan basiretli kimselerle dünyaya rağbet eden kimselerin durumu gibidir.


Eğer: «Bize kuvvet olsun diye dünyadan bir miktar elbette lâzımdır; bu nasıl terk edilir?» denilirse...

Bil ki, dünyayı terk etmek, bünyenin kuvvetlenmesi için zaruri ihtiyâcın dışında olmalıdır. Bünyenin kuvvetlenmesinden maksad, Allah Teâlâ'ya ibâdet etmen içindir. Yoksa yiyip içmen ve dünyadan zevk alman için değildir. Allah Teâlâ dilerse (yemek, içmek vs.) gibi sebeplerle bünyeni kuvvetlendirir, dilerse melekler gibi sebepsiz olarak kuvvetlendirir.




Âbidler Yolu
İmam-ı Gazâlî

Çelik Yayınevi



15 yorum:

  1. Bu konuyu ok defa okuyorum. Züht nedir bilmeden biraz zor oldu metni anlamak. Dünyaya hırs göstermemek diye okudum sözlükten. Düşünmek için iyi bir vesile oldu alıntınız

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Dünyadan elini eteğini çekmek de diyebiliriz evet.

      Sil
  2. Çok mükkemmel konular paylaşıyorsunuz. Bu paylaşımları günümüzün kullanılan kelimeleriyle yaparsanız bence daha da mükemmel olur. Bunu bir eleştiri veya tavsiye olarak algılamayın lütfen. Sadece kendim için rica ediyorum. tşkler :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkür ederim öneriniz için. Lakin ben okuduğum kitaplardan birebir alıntı yaptığım için değiştiremem. Benim de anlamadığım kelimeler olabiliyor tabi arapça bilmediğimiz için zorlanıyoruz. Sözlüklerden bakıyorum. Takıldığınız kelimeler olursa beraber çözeriz. :)

      Ne kadar bilmesem de :( arapçayı seviyorum. Ve bu kelimeleri hayatıma sokmayı da seviyorum. Okudukça alışmaya ve öğrenmeye başlıyor insan. Ve günümüzde kullandığımız kelimeler çok yavan kalıyor.

      Sil
  3. En sevdiğim kitap...hayatım boyunca sürekli okumak istediğim istediğim kitap..şiddetle tavsiye ediyorum bir tane değil iki tane alın.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ben de çok sevdim bu kitabı. Yavaş yavaş okuyorum. Sanırım pek çok alıntı yapacağım bu kitaptan.

      Sil
    2. Sen de mi şuan okuyorsun? Ne tevafuk. :)
      Eğer kitapların altını çizseydim ben de öyle yapardım.

      Sil
    3. Bu kitabı sürekli okuyorum..arabamda durur ne zaman örneğin birini beklemem gerekirse kitabı çıkartıp okurum çünkü her konusu çok önemli ve bana yeterli geliyor ve sarsıcı ve etkili ona olan sevgimi artırıyor bir tane daha alacağım inşallah.
      Kitapların çoğunu çizdiğim doğrudur çünkü bir zaman sonra nelerin daha çok dikkatimi çektiğini görmek bile o zamanki beni şimdiki ben ile mukayese etmede faydalı oluyor.

      Sil
  4. bi silkinmek lazım toparlamak Allah bu silkinmeyi kendi kendimize yapabilme gücü versin inşallah bu tamamen kendi adıma bir duadır zira kişi kendini bilir en iyi...

    YanıtlaSil
  5. Evet çok faydalı bir yazı ve daha çok kitleye ulaşılması için kendi cümlelerinizle sadeleştirip kaynak belirtseniz nasıl olur acaba diye düşündüm.Gençler de okusun diye...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Okurken bilmediğim pek çok kelimeyle karşılaşıyorum ben de. Fakat fazla üzerinde durmuyorum. Konunun tamamını okuyunca özü anlaşılıyor. Bu da bizim gibiler için yeterlidir zaten.

      Gençlerin anlayabileceği gibi yazarsak sanırım çok şeyler kaybederiz.

      Sil
  6. zor konu yaa. zühd ne bir de?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Aslında yazının tamamını okuduğumuzda açıklanmış oluyor. Dünyayı terk etmek, dünyaya rağbet etmemek de diyebiliriz belki.

      Sil