5 Ocak 2017 Perşembe

Cihâd-ı Asğar ve Cihâd-ı Ekber?






Ve bil ki; Kim cenneti elde etmek yolunda nefsini feda eder ve malını infak ederse; o kişiye cennet vardır. Bu "cihâd-ı asğar"dır (küçük savaştır.)

Kim, Allâhü Teâlâ hazretlerini talep etmek için kalbini ve ruhunu verirse, o kişi için de cennetin Rabbi vardır, işte bu da "cihâd-ı ekber"dir. (Büyük savaştır.)

Çünkü tasfiye (kalbi arındırmak, ruhu yüceltmek ve nefsin kötü) ahlaklarını değiştirme yolu; zahiri düşmanlarla savaşmaktan daha zordur.



Not:
Malum olduğu üzere cihad iki kısımdır:

1- Cihâd-ı asğar (küçük savaş)

2- Cihâd-ı ekber (büyük savaş)

Cihâd-ı Asğar, orduların ordularla savaşmasıdır. Bu savaşta mü'min galipte olsa mağlupta olsa kârlıdır. Zira bir mü'min Allah yolunda, Allâh'a taat için, Allah rızasını kazanmak niyetiyle savaşa gider, Allah'ın düşmanlarıyla savaşırsa; mü'min galipte olsa mağlûpta olsa kârlıdır. Savaşta Allah'ın düşmanlarını öldürüp gazi olsa, cennetliktir; Allah'ın düşmanları tarafından öldürülse, yine cennetliktir.

Cihâd-ı Ekber, kişinin kendi kendisiyle savaşması yani kendi nefsi ile mücâhede etmesidir. Bu savaşın yolu; kitap ve sünnettir. Rehberi; mürşid-i kâmil. Düşmanı; nefis, nefsin hevâ-ü hevesi ve şeytan. Savaş aleti; zikir, tefekkür, rabıta, evrâd-ü ezkâr ve ibâdetlerdir ve bunlarla beraber takva ve ihlastır.
Ordu kişinin kendisidir.
Nefisle mücâhede işinde, bütün bunların tam ve mükemmel olması gerekir. Biri noksan olursa mağlûp olunur.
Nefisle mücâhede ederken mü'min mutlaka galip gelmeli, nefsine hakim olmalıdır. (Mütercim)




Ruhul Beyan Tefsiri
İsmail Hakkı Bursevî


5 yorum:

  1. Savaş aletlerinden birinin eksik olmasının önemi hususunu gözden kaçırıyoruz sanırım. Burada da nefs yaptıkların yeter vesvesesi ile bizi etkiliyor.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Herkesi kendi durumuna göre bir yerden yakalıyor.

      Sil
  2. Evet savaş her zaman var. İnsanın kendiyle savaşı zor ama galip oluruz inşallah. Sevgiler...

    YanıtlaSil