24 Haziran 2016 Cuma

Yemek



Bir gündüz ve gecede (acıkmadan) iki kere yemez. Çünkü acıkmadan yemek yemek israftır. Bunun israf olduğu hadis-i şerifte zikredilmiştir. (*)

(*)Peygamber Efendimiz (s.a.v.) Hz. Âişe'ye (r.anha) şöyle buyurmuştur:
"İsraftan sakın! Bir günde (acıkmadan) iki defa yemek yemek israftır."


Devamlı et yemez ve çorba içmez. Çünkü bu meleklerin gazabına ve kalbin kararmasına sebep olur.

Et, yağ ve çorbayı kırk gün terk etmemelidir. Zira böyle yaparsa tabiatı bozulur, ahlâkı kötüleşir.

Ekmeğin hamurunu iyice yoğurur ve ekmekleri küçük yapar. Güzel yoğrulduğu zaman hamurun bereketi artar.

Yemeği sofraya yiyenlerin doyacağı kadar koyar. Fazlasını koymak, yemeği hor görmek ve israftır.

Resûlullah (s.a.v.) yemeği yerde kurulan sofrada yemeyi severdi. Sofrada yeşillikler bulundurur. Zira bunları sofrada bulundurmak şeytanı kovar.

Yemek kapları toprak, çanak veya ahşap olmalıdır. Altın ve gümüş kapta yemek haramdır. Tunç kaplarda ve kalaylanmamış bakırda yemek yemek mekruhtur.

İnsanların aynı kaptan yemeleri Allâhü Teâlâ'ya daha sevimlidir. Sevabı daha çoktur ve kalpler arasında sevgi ve muhabbeti artırır. Küçük kaplarda bereket yoktur.

Yemek yiyecek olan sofraya kendisi yaklaşır. Softanın önüne getirilmesini istemez. Çünkü bu yemeğe karşı bir hakaret ve kendisini büyük görmedir.

Yemek yerken ayakkabılarını çıkarır.

Yemekte peygamberlerden (aleyhimüsselâm) birinin ismini taşıyan birinin bulunması müstehabdır. Bir şeye yaslanmadan, yan yatmadan ve sırtını bir şeye dayamadan mütevazı bir şekilde yemeği yer. Sol ayağı üzerine oturup sağ dizini tam bir şekilde diker. Resûlullah (s.a.v.)'in oturduğu gibi dizleri ve ayakları üzerine de oturur.

Peygamber Efendimiz (s.a.v.):
"Ben Allâhü Teâlâ'nın kuluyum, kulların yediği gibi yer, kulların oturduğu gibi otururum." buyururdu.




Şir'atü'l İslâm
İmamzâde Muhammed b. Ebû Bekir el-Buhârî

Fazilet Neşriyat


2 yorum:

  1. Yanıtlar
    1. Galiba bunlara riayet etmediğimiz zaman daha da zorlaşıyor hayat. :)

      Sil