12 Haziran 2016 Pazar

Ramazan-ı Şerif



İbn Abbâs (R) şöyle dedi: Peygamber (S) hayırda insanların en cömerdi idi. En cömerd olduğu zaman da ramazan ayında idi. Çünkü ramazan ayı çıkıncaya kadar Cibril her gece O'nunla mülâki olur, Rasûlullah da Kur'ân'ı Cibril'e arzeder idi. İşte bundan dolayı Cibril, Peygamber'e kavuştuğu zaman; Peygamber hayırda, esmesi maniaya uğramayan rüzgârdan daha cömerd olurdu.



Ebû Hureyre şöyle dedi: Cibrîl Peygambere Kur'ân'ı her sene bir defa arzederdî. Peygamber'in vefat ettiği yıl içinde O'na iki defa arzetti. Peygamber her sene on gün itikâf ederdi. Ruhunun kabzolunduğu yılda ise yirmi gün itikâf etti. (*)


(*)Cibrîl'in Kur'ân'ı Peygambere her sene muâraza etmesinden maksad, Allah'tan Peygambere vahyettiği Kur'ân'ı, kendisindekiyle karşılaştırmasıdır. Bunu da bakî kalanın kalması, nesh olunanın gitmesi için, bir pekiştirme, sâbitliğini ebedî kılma ve bir koruma olarak yapıyordu. İşte bu maksad için Peygamber, ömründeki son yıl içinde Kur'ân'ı Cibril'e iki kerre arzetti. Cibril de Kur'ân'ı O'nunla böylece iki kerre mukaabele etti. Peygamber bu iki kerre karşılaştırmadan ecelinin yaklaştığını anladı.
Usmân (R) da İmâm Mushaf'ı işte bu "Son arz" üzerine topladı. Bu toplama işini de aylar arasından ramazân ayına tahsis etti. Çünkü Kur'ân'ın vahyedilmeye başlaması, ramazân ayında olmuştu. İşte bundan dolayı Ramazân ayında Kur'ân'ı birbirine karşı okumak ve tekrar etmek müstehâb olur. Yâni bir kerre biri okur, öteki dinler; diğerinde ise dinleyen okur öbürü dinler. (İbn Kesir)




Sahîh-i Buhârî Ve Tercemesi

Ötüken



Hiç yorum yok:

Yorum Gönder