8 Haziran 2016 Çarşamba

Kasım Emin (1865-1908)



Kasım Emin Bu kitabında tesettürün yalnız Peygamberin -sallallahu aleyhi ve sellem- zevcelelerine  mahsus olduğunu, sair Müslüman kadınları için Kur'ân-ı Kerim'de böyle bir emir bulunmadığını iddia eder ve şunları söyler:

"Şayet İslâm şeriatında bugün bazı Müslümanlarca maruf olan tesettürü iktiza eden âyetler bulunsaydı bana araştırmadan kaçmak gerekirdi. Ben de bu nâslara -zahiren ne kadar küçük görünürse görünsün- muhalif tek bir harf yazmazdım. Çünkü Allah'ın emirlerini bahis ve münakaşa etmeden kabul gerekir. Lâkin biz şeriatta bu mahut şekilde tesettürü icap eden bir nâss bulamıyoruz. Bu Müslümanlara, ihtilât ettikleri bazı milletlerden geçme bir âdettir. Müslümanlar bu âdeti beğenmiş, almış ve bu hususta mübalâğa göstererek ona din kisvesi giydirmişlerdir. Nitekim insanlar arasında din adıyla yerleşen bütün zararlı âdetler böyledir. Hâlbuki din onlardan beridir. Onun için biz bu bapta bahse mani görmüyoruz. Bilakis bunları öğrenip şeriatın bu husustaki hükmünü ve insanların bunları değiştirmeğe olan ihtiyacını beyan etmeyi vacip görüyoruz..."


Kasım'ın Mısırlılar tarafından hüsnü kabule mazhar olan kitabı bu gûnâ saçmalarla doludur. Güya kendisi pek ehl-i takva imiş... Şayet Müslüman kadının tesettürü hakkında Kur'ân-ı Kerim'de âyet bulsaymış, bu âyete karşı bir tek kelime bile yazmazmış!..

Biz de deriz ki; Kur'ân-ı Kerim'de Müslüman kadının tesettürü hakkında bir değil, birçok âyetler vardır. Hele Ahzâb sûresi bunlarla doludur. Yalnız bunları görmek için evvelâ Cenâb-ı Hakk'ın insana basar ve basiret ihsan buyurmuş olması şarttır. Hak aşıkı bir insana sadece şu âyet yeter.

"Ey Peygamber! Zevcelerine, kızlarına ve müzminlerin kadınlarına söyle de üzerlerine örtülerini indirsinler! Bu onların tanınıp eziyet edilmemelerine daha elverişlidir" (Ahzab 59)

Kasım'ın bu gibi âyetleri görmezlikten gelerek Müslümanların tesettürü başka milletlerden aldıkları ve bu âdete din kisvesi giydirdikleri iddiası düpedüz yalandır; Allah'a ve âyetlerine isyandır. Bize Müslümanların bu âdetleri kimlerden aldığını da söyleseydi ya görelim! Çünkü ona gelinceye kadar tek şahıs çıkıp da "Tesettür meselesi yeni çıkmadır; Müslümanlar onu başka milletlerden almışlardır, Müslümanlık tesettürden beridir" dememiştir. Tesettürün menşeini meçhul bırakıp okuyucunun gönlüne kocaman bir sual işareti koyacağına hiç olmazsa "Müslümanlar onu Peygamberlerine olan hitaptan almışlardı" dese mantıken daha insaflı sayılırdı.


Kasım Emin "Tahrirü'l-Mer'e" yâni "Kadını Hürriyete Kavuşturma" namındaki eseri ile Müslüman kadının tesettürüne karşı harp ilân etmiş ve bu harbi kimsenin burnu kanamadan kazanmıştır. Kitabın yazılmasında Şeyh Muhammed Abduh'un parmağı vardır.




Dini Tâmir Dâvasında Din Tahripçileri
Ahmed Davudoğlu

Bedir Yayınevi



Hiç yorum yok:

Yorum Gönder