15 Mayıs 2016 Pazar

Nefsini Bilen Rabbini Bilir



"Men arefe nefsehu fekad arefe rabbehu" yani "Nefsini bilen Rabbini bilir" hadis-i şerifinden anlaşılan manaya göre nefsi bilmekten murad, nefsin ayıplarını bilerek giderilmesine gayret etmek, Hakk'ın nurunu müşahede etmektir.


Nefs ayıplarını bilmek için dört yol gösterilmiştir:

1) Kâmil mürşidler: İrşad eteğine sarılanları Hak yoluna yöneltir ve nefs ayıplarını ve şehvet tehlikelerini gösterirler. Kendisi irşada muhtaç olan sahte şeyhlerin bu hususta yeri olmadığı açıktır.

2) Sadık ve iyi huylu arkadaş: Sohbet ve öğütleriyle arkadaşını ayıplardan ve amel noksanlıklarından kurtarır. Sevgileri ve dostlukları nefsani olan zamane kardeşleri lazım değildir.

3) Ayıp arayan düşmanlar: Bunlar düşmanlık ettikleri kimselerin daima ayıplarını yüzüne vurur ve noksanlıklarını ortaya dökerler. Onların dillerinden korunmak ve kurtulmak için kötü sıfat ve ayıplarını bırakmaya gayret ettirirler.

İmam Şafiî: "Dostumdan ziyade düşmanım benim için hayırlıdır. Çünkü dost, ayıplarımı örter ve beni eksik bırakır. Düşmanım ise noksanlıklarımı göstereceğinden beni olgunlaştırır." buyurmuştur.

4) Halka karışmak: İnsan başkalarında gördüğü kazanımları elde etmeye ve eksikliklerini gidermeye çalışır. İnsan kendisine cahil denilmesinden hoşlanmaz. Çünkü ilmin olgunluk, cahilliğin eksiklik olduğunu bilir. O yüzden kötü ahlaklılar da iyi ahlakı sever, ister ve takdir ederler. İnsan, halk arasında iyiliği kötülükle kıyaslayarak iyiliğe meyleder.


Hikem-i Atâiyye Şerhi
Kastamonulu Seyyid Hafız Ahmed Mahir

Sufi Kitap



Hiç yorum yok:

Yorum Gönder