9 Ocak 2016 Cumartesi

Musa Aleyhisselam



Ebû Hureyre (R) şöyle demiştir: Bir Yahûdî ticâret eşyasını satışa arzederken, bu eşyaya mukaabil hoşlanmadığı birşey verilmişti. Bunun üzerine:

— Musa'yı beşer üzerine tercîh ve ihtiyar eden Allah'a yemîn ederim ki, hayır! dedi.

Bu sözü Ensâr'dan bir kimse işitti. Kalkıp Yahudi'ye bir tokat vurdu ve:

— Peygamber (S) aramızda bulunduğu hâlde sen Musa'yı beşer üzerine tercîh eden Allah'a yemîn ederim diyorsun öyle mi? dedi.

Bunun üzerine Yahûdî, Peygamber'e gitti ve:
— Yâ Eba'l-Kaasım! Muhakkak ki benim için bir zimmet ve ahid vardır. Fulan kimseye ne oluyor ki, o benim yüzüme tokat vurdu? dedi.

Peygamber o sahâbîye:
—  "Bunun yüzüne niçin tokat vurdun?" buyurdu.

Ensârî, Yahûdî'yle olan işini zikretti. Bundan dolayı Peygamber öfke izi yüzünde görülecek derecede öfkelendi. Sonra şöyle buyurdu:
—  "Allah'ın peygamberleri arasında üstün kılmalar yapmayınız. Şunda hiç şübhe yok ki: Sûra üfürülmüş, artık Allah'ın diledikleri müstesna olmak üzere göklerde kim var, yerde kim varsa hepsi düşüp ölmüştür. Sonra bir daha üfürülmüştür. Ben ilk diriltilen olacağım. O anda bir de bakacağım ki, Mûsâ, Turu Sînâ günündeki çarpılması ile muhasebe mi olundu, yoksa benden evvel mi diriltildi; bilmiyorum. Ve ben: Muhakkak bir kimse Yûnus ibn Mettâ 'dan daha faziletlidir, sözünü de söylemem."


Sahîh-i Buhârî Ve Tercemesi

Ötüken


4 yorum:

  1. Düşünüyorum da şimdi peygamber efendimiz (sav) dıger peygamberlerden bile üstün olmadığını net bir şekilde söylemesine rağmen şimdi biz Nazan Allah'ı anmadıgımız kadar peygamber (sav) ı ANIYORUz, belki Rabb'imizi o kadar teveccüh etmeden Peygamber'e (sav) e sevgide asırı gidiyoruz? Ya da gidiyor muyuz !!!

    Son Günler'de hadis be peygamber efendimizi denklemden çıkarmaya çalışanların yanında gerçekten de Allah'ı hiç anmadan peygamber efendimizi tek kaynak edinenler Arasında kafam karışıyor. Iyiki yurt dışındayım ve tv de yok istemesem okumuyorum o yazıları da daha demin birkaç Tartışma okudum üstüne de bu Yazıyı okuyunca aklıma bunlar geldi. Halkını helal et. Rabbim bizi kendisini sevmekten ve peygamberimizin önderliğinden mahrum etmesin

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Peygamberimizi s.a.v. sanki daha çok anıyormuşuz gibi gelmesi; sanırım Hz. Allah'a giden yolun O'ndan geçmesinden kaynaklanıyor. Kur'an-ı Kerim'i tek başına anlayamıyoruz. Hadis-i şerifler tefsiri oluyor. Hayatımızın her anını O'nun s.a.v. yaptıklarını yaparak Hz. Allah''ın sevgisini kazanacağımızı düşündüğümüzden olsa gerek. Böyle yapmamızı gerektiren ayetler de var. Mesela;

      "80- Kim peygambere itaat ederse Allah'a itaat etmiş olur. Kim de yüz çevirirse, biz seni onlara bekçi olarak göndermedik. (Nisa 80)"

      Bir de şöyle bir yazı vardı:
      http://nimeti-islam.blogspot.com.tr/2016/05/uc-ayet-i-kerime.html




      Bu arada Sahîh-i Buhârî'yi okurken bazen çok şaşırdığımı söyleyebilirim. Bilmediğimiz ne kadar çok şey var.

      Sil
  2. İşte ayet ve hadisleri o zaman ıcınde bulunduğu olay orgusu içinde düsünmeyince mantıksızlıklar çıkabiliyor ve bazıları da bunu kullanıyor. Mesela sahih hadislerde hadisleri yazmamamızı söyleyen hadisler var ama ayetlerle karışmaması ıcın önlem gibi ve ezberindesteklemek. Gibi niyetleri vardı peygamberimizin o sözlerinin. Bazıları bu hadisleri alıyor öncesini sonrasına bakmadan bakın hadisleri bıraklarıma kadar gidiyorlar. Allah sonumuzu hayretsin.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Aslında asrı saadette hadisleri yazmaya pek gerek yoktu. Zaten onlar Peygamberimizin her yaptığını adım adım yaparlardı. Bizde öyle mi? Şu an yazılmamış olsaydı halimiz haraptı.

      Burada Peygamberimiz'in diğer peygamberlerden üstünlüğü aşikardır fakat, insanların böyle mevzularda birbiriyle dalaşması kavga etmesini istememiş olabilir. Allah bilir.

      Senin de dediğin gibi ayetlerin iniş ve hadislerin söyleniş sebeplerini de bilmek gerekir. Bazı kişiler de; o ayetlerin veya hadislerin sadece o zaman için geçerli olduğunu söyleyip işin içinden çıkmak istiyor ama iyi araştırmak lazım.

      Sil