28 Aralık 2015 Pazartesi

Zinâ



Rasûlullah şöyle buyurmuştur:


"İnsanoğlunun zinadan nasibi takdir olunmuştur. Şüphesiz, o bundan kurtulamaz. Gözlerin zinası bakmaktır. Kulakların zinası, zinaya götürecek sözleri dinlemektir. Dilin zinası, zinaya sebep olacak sözleri konuşmaktır. Ellerin zinası tutmaktır. Ayakların zinası, günah olan yerlere yürüyüp gitmektir. Kalp (zinaya) meyleder ve arzular. Tenasül organı da onu ya tasdik eder veya yalanlar. (Ya zina işler veya işlemez)


"Allah'a yemin ederim ki, sizden birinin başına demirden bir iğne sokulması, kendisine helal olmayan yabancı bir kadına dokunmasından daha hayırlıdır."


"Yabancı bir kadınla başbaşa yalnız kalmaktan sakın. Ruhum kudret elinde olan Allah'a yemin ederim ki, hiçbir kimse yabancı bir kadınla başbaşa kalmamıştır ki, aralarına şeytan girmiş olmasın. Yemin ederim ki, bir adamın çamura veya balçığa bulanmış bir domuzla bir arada bulunması, omuzunun kendisine helal olmayan bir kadının omuzu ile yanyana bulunmasından daha hayırlıdır."



Tergib Ve Terhib
İmam Hafız El-Münzirî
4.Cild

Huzur Yayınevi

27 Aralık 2015 Pazar

Sövmek




Enes (r.a.) anlattı: Resulullah (s.a.v.)'in yanında idik. Adamın birini bir pire ısırdı. adam da ona küfretti. Bunun üzerine Resulullah (s.a.v.):
- "Ona küfretme. Çünkü o, peygamberlerden birini namaza kaldırmıştı." buyurdu.


...


Abdullah ibn Abbas (r.a.) anlattı: Bir horoz Resulullah (s.a.v.)'ın yakınında öttü. adamın biri de:
- "Allah'ım! Onun belasını ver" dedi. Bunun üzerine Resulullah (s.a.v.):
- "Böyle söyleme! Çünkü o müslümanları namaza çağırıyor" buyurdu.


...


- Hiçbiriniz zamana sövmesin. Çünkü Allah zamanın kendisidir. (Çünkü zamanı Allah halketmiştir)


...


İbn Ömer (r.a.) Resulullah (s.a.v.)'ın şöyle buyurduğunu işittim dedi:
- Koğuculuk, küfürbazlık, kızgınlık cehennemdedir.



Tergib Ve Terhib
İmam Hafız El-Münzirî

Huzur Yayınevi



24 Aralık 2015 Perşembe

Abdestin Tıbbî Faydaları



Hasta göze soğuk su serpmek, yüzü soğuk su ile yıkamak veya soğuk su ile banyo yapmak gözler için gayet faydalıdır. Nitekim İbni Mes'ud Hz.'leri gözlerinden hasta olan eşi Zeyneb'e hitaben: "Eğer sen, Peygamber Aleyhis-Selâm'ın yaptığı gibi yapsaydın, senin için daha iyi ve şifa bulmaya daha uygun olurdu", dedi ve şöyle devam etti: "Gözünü soğuk su ile yıkarsın sonra da: "Ey bütün insanların Rabbi! Hastalığı gider, şifa ver. Çünkü sen şifa verensin, senden başka şifa veren yoktur. Öyle bir şifa ver ki, hastalıktan hiç bir iz bırakmasın!"


*  Abdest, gözlerde meydana gelmesi muhtemel bazı hastalıklara engel olur. Nitekim bazı tabipler: "Günde beş vakit namaz için abdest alıp elini, yüzünü ve gözlerini temiz ve soğuk su ile yıkamak, gözleri trahom hastalığına karşı koruyucudur" demişlerdir.

*  Ebû Ümâme (r.a) de şöyle demiştir: "Peygamber Aleyhis-Selâm abdest alırken, göz çukurlarına suyu iyice ulaştırırdı"

* Abdest, sinir sistemini düzenler ve a'sab bozukluğunu giderir.Yorgun bir bedeni rahata kavuşturur, dinçlik ve zindelik verir. Kalbin dinlenmesine yardımcı olur.

* Abdest organlarında canlılık meydana getirir. Yüz etlerinin kuvvetli olmasını sağlar. Kan dolaşımını sağlayan damarların tabii esnekliklerini sağlar.

*  Ağız, burun ve boynun iki tarafının soğuk su ile temas etmesinin de, bilhassa beyinde kan dolaşımının kuvvetlenmesi açısından çok faydalıdır.

* Damar sertliği ve damar tıkanıklıklarının önlenmesinde abdestin önemli bir rolü vardır. Vücut ısısı ile farklı bir ısıda bulunan soğuk suyun cilde temas etmesiyle damarlar açılıp kapanarak esneklik kazanmasına vesile olur.

* Vücudun temel koruma sistemi olan lenf dolaşımını sağlayan ve vücuda giren mikroplara karşı savaşan beyaz kan hücrelerini, dokuların en ücra köşelerine kadar ulaştıran lenf damarlarının düzenli çalışmasında abdestin büyük tesiri vardır.

* Damarlarda daralma ve tıkanmaya yol açan vücut dokularındaki artık maddelerin daha çok el, ayak ve yüz bölgesinde bulunduğu göz önünde bulundurulursa, abdest alırken yıkanmak için bu organların seçilmesindeki hikmet daha iyi anlaşılır.

* Normalde vücudun tümüne ait statik (durgun) bir elektrik dengesi vardır ve sağlıklı vücudun temel yapısı bu elektriğin dengeli olması ile yakından ilgilidir. Gerek havadaki özellikler, gerekse bilhassa günümüzde büyük bir sorun olan plastik giyim ve eşya, bu dengeye olumsuz etkiler yapar. Ağrılı hastalıklar, sinirlilik ve yüzün buruşması en yakın tanıdığımız belirtilerdir. Halbuki günde birkaç kez abdest alarak bu etkiden tamamen sıyrılabiliriz.

* Statik elektrikten meydana gelen bir çok psikosomatik hastalıklar vardır. Statik elektriğin en olumsuz etkisi ise, deri altındaki minik kaslaradır. Statik elektrik bu kasları gere gere sonunda işlemez hale getirir ki, önce yüzde başlayan erken buruşmalar hep bu yüzdendir. İşte bu sebeple, ömür boyu abdest alan kimselerin nur yüzlü oluşlarının bir nedeni hemen anlaşılacaktır.



Tıbb-ı Nebevî Ansiklopedisi
Ali Rıza Karabulut

Akabe Kitabevi



22 Aralık 2015 Salı

Kötülük




"(Salih insanlara) su-i zan etmekten sakının. Çünkü su-i zan en yalan sözdür. Birbirinizin ayıplarını gözetlemeyin, birbirinizin kusurlarını araştırmayın, çekişmeyin, birbirinize kin gütmeyin, birbirinize sırt çevirmeyin! Ey Allah'ın kulları kardeş olun! Birbirinize hased etmeyin! Kimse kardeşinin istediği kızı; nikahlamasın veya vazgeçmesi kesinleşmeden istemeye kalkışmasın."


"Devamlı kavga halinde olman, sana günah olarak yeter."



Peygamberimizden Evrensel Öğütler
(Binbir Hadis-i Şerif)

Mehmet Can
Şefkat Yayıncılık



19 Aralık 2015 Cumartesi

3 Kişi




"Üç kişi beraber bulunduğu zaman, iki kişi aralarında konuşup üçüncü kişiyi yalnız bırakmasınlar."
(El-câmiu's-sagir)




Peygamberimizden Evrensel Öğütler
(Binbir Hadis-i Şerif)

Mehmet Can
Şefkat Yayıncılık




18 Aralık 2015 Cuma

Altın Öğütler



"Tedbirli olmak geçimin yarısı, kendini insanlara sevdirmek aklın yarısı, keder yaşlılığın yarısı, ailenin azlığı da iki zenginlikten biridir."



"Allah'ın kendisine; dünyalıklara önem vermeme ve az konuşma hususiyetini verdiği bir adam gördüğünüz zaman, ona yaklaşın. Çünkü o, hikmet yani kalp hastalıklarına şifa veren ve nefsin hevasına uymaya engel olan ince işaretleri bilme melekesine sahiptir."


"Üç şey geciktirilmez. Vakti gelen namaz, hazır olan cenaze ve dengi bulunduğu zaman kızın evlendirilmesi."


"Sana vasiyet ediyorum: Emanet kabul etme ve iki kişi dahi olsa kimsenin arasında hâkimlik yapma."



Peygamberimizden Evrensel Öğütler
(Binbir Hadis-i Şerif)

Mehmet Can
Şefkat Yayıncılık

15 Aralık 2015 Salı

Cemaat



Hz. Peygamberimiz, «Ashabıma hürmet ediniz, zira onlar sizin örneklerinizdir. Onlardan sonra gelenler ve daha sonra gelenler de sizin örneklerinizdir. Daha sonra yalancılık başlar ve hattâ bu hususta yemin edilir. Fakat kendini cemaata tâbi tutan kimse kurtulur. Zira Şeytan cemaattan uzak kalır. O, ayrı kalanları ve yalnız kalanları avlar» buyurmuştur.



Menâkıb-ı Ciharyâr-ı Güzîn
(Peygamberimizin Dört Halifesinin Hal Tercemeleri)

Mehmet Gavsi
Salâh Bilici Kitabevi



9 Aralık 2015 Çarşamba

Karasinek



"Sizden birinin yiyecek ve içeceğine karasinek düştüğü zaman, onu tamamen batırsın! Sonra çıkarıp atsın! Çünkü sineğin kanadının birinde zehir, diğerinde ise panzehir vardır. Halbuki o, zehir taşıyan kanadını önce batırarak kendisini korumak ister, (şifalı kanadını sonraya bırakır). İşte bu sebeble sineğin tamamını batırınız."

Mikrop ve mikroskopun bilinmediği bir dönemde Peygamber Aleyhis-Selâm'ın "Karasineğin kanadının birinde zehir, diğerinde ise panzehir vardır" demesi, ilâhi vahye müstenid olmaktan başka bir şey değildir. Zira ümmi bir peygamberin böyle şeyleri bilmesi aklen imkânsızdır.

"Tabiblere göre karasinekte; ısırmasından dolayı kaşıntı ve şişmenin meydana geldiği, zehirli bir kuvvet vardır. Bu kuvvet onun silahı durumundadır. Kendisine zarar verecek bir şeyle karşılaştığı zaman bu silahı ile korunmaya çalışır. İşte bu zehrine karşı yüce Allah onun diğer kanadında panzehir yaratmıştır. İlk önce zehrini boşalttığı su veya yiyecek içine tamamen batırıldığı zaman, panzehirini de boşaltmış olduğundan; panzehir zehirini nötr hâle getirmektedir"

Sahâbe'den Mikdam b. Ma'dîkerib (r.a.)'in rivayetine göre, bir defasında Peygamber Aleyhis-Selâm: "Haberiniz olsun! Bana Kur'ân verildi, Kur'ânla beraber onun bir benzeri daha verildi.." buyurmuştur.



Tıbb-ı Nebevî Ansiklopedisi
Ali Rıza Karabulut

Akabe Kitabevi



Hayvanlarla İlgili Hadis-i Şerifler





el-A'rac'dan; o da Ebû Hureyre(R),den tahdîs etti ki; Peygamber (S) şöyle buyurmuştur:

"Horozların öttüğünü işittiğinizde (dileklerinizi) Allah'ın fadlından isteyiniz! Çünkü horozlar melek görmüşlerdir. Eşeğin anırmasını işittiğinizde de şeytândan Allah'a sığınınız (yani Eûzu billahi mine'ş-şeytânir-racîm deyiniz). Çünkü eşek şeytân görmüştür (de öyle anırmıştır)."


--


Nâfi'den; o da İbn Umer(R)'den tahdîs etti ki, Peygamber (S) şöyle buyurmuştur:

"Bir kadın, dünyâda bir kediyi bağlayıp habsetmiş, onu yedirmemiş ve onu yerin haşerelerinden yemesi için de salıvermemiş olduğundan ötürü ateşe girmiştir."


--


Bana Mâlik, Ebu'z-Zinâd'dan; o da el-A'rac'dan; o da Ebû Hureyre(R)'den tahdîs etti ki; Rasûlullah (S) şöyle buyurmuştur:

"Peygamberlerden biri bir ağaç altına indi. Akabinde onu bir karınca ısırdı. Peygamber eşyalarının hazırlanmasını emretti. Eşyalar ağacın altından çıkarıldı. Sonra karınca evinin yakılmasını emretti ve ateşle yakıldı. Bunun üzerine Allah o peygambere: O ısıran tek karıncayı yaksaydın ya! diye vahyetti."


--


Ebû Hureyre (R) tahdîs edip şöyle demiştir: Rasûlullah (S) şöyle buyurdu:

"Her kim (yanında) köpek tutarsa, her gün o kimsenin amelinden bir kırat eksilir. Ancak o köpek zirâat köpeği yâhud koyun köpeği ise eksilmez."



Sahîh-i Buhârî Ve Tercemesi

Ötüken


8 Aralık 2015 Salı

İlim Öğrenmek




İlim öğrenmeye küçük yaşta başlamalıdır. Hadis-i şerifte:

"Küçük yaşta ilim öğrenen taşa nakşeden gibidir. Büyük yaşta ilim öğrenen ise su üzerine yazı yazan gibidir." buyurulmuştur.





Şir'atü'l İslâm
İmamzâde Muhammed b. Ebû Bekir el-Buhârî

Fazilet Neşriyat



4 Aralık 2015 Cuma

Altın Takmak




"Benim ümmetimden içki içen bir kimse ölünce Allah, ona cennet şarabını haram kılar. Yine benim ümmetimden altınla süslenen bir kimse ölünce Allah, cennette onu kullanmasını haram kılar."



"Allah'a ve ahiret gününe inanan kimse, ipek ve altın giyinmez."



Resulullah (s.a.v.) bir adamın elinde altın bir yüzük gördü, onu çıkarıp attı ve:
-Sizden biri şiddetli bir ateş parçasına yöneliyor ve onu eline alıyor, buyurdu.

Resulullah (s.a.v.) gittikten sonra adama:
-Yüzüğünü al, ondan başka türlü faydalanırsın, dediler. O da:
-Hayır! Allah'a yemin ederim ki, almayacağım. Çünkü Resulullah (s.a.v.) onu attı, diye cevap verdi.



Tergib Ve Terhib
İmam Hafız El-Münzirî

Huzur Yayınevi