26 Kasım 2015 Perşembe

Anne Baba Hakkı



Hz. Enes'in rivayet ettiğine göre Nebi Zişan Efendimiz şöyle buyurmuştur:
"Bir kimsenin anne babası kendisinden razı olmadığı halde vefat ederlerse, Allah Teala o kimsenin ruhunu kelime-i şehadet getirmeden çıkarır. (kıyamet günü) kabrinden dirildiğinde yüzünde şu yazı olduğu halde dirilir: "Bu, anne babasına asi olan kimsenin cezasıdır.""


Resulullah (s.a.v.) Efendimiz:  
"Allah Teala bir kuluna mal-mülk verir de, bununla anne-babasının hakkını ödemezse, Allah Teala o kulun amellerini siler ve elîm bir azapla onu cezalandırır."


Resulullah (s.a.v.) şöyle buyurmuştur:
"Rabbinin rızası ana-babanın razı edilmesindedir. Rabbinin gazab ve hışmı ise ana babanın gazaplanması ve hışmındadır.


Resûl-i Ekrem (s.a.v.) şöyle buyurmuştur:
"Şayet Allah Teala anne babaya öf demekten daha küçük bir şeklini bilseydi -ki bilir-, elbette  onu da yasaklardı. Anne babasına baş kaldıran kimse, dilediği kadar amel etsin cennete gidemeyecektir. Onlara iyi davranan da elbette cehenneme girmeyecektir."


Dürretül Vâizin
Osman Hopavi

Karaca Yayınevi



18 Kasım 2015 Çarşamba

Evliliğin Âfetleri





Nikahın afetleri üçtür:

1- Aile efradının iaşesini helal kazanç ile temin etmenin güçlüğü. Bir ailenin, bir toplumun, bir ekibin başı olmak kıyamet günü çok mes'uliyetli bir iştir. Çünkü, yarın kıyamet günü haram rızıkla beslenen efrad-ı ailesi ayaklanarak: "Ya Rab! hakkımızı bunlardan al, bize sarfettikleri nafakaları nereden kazandıklarını biz bilmiyorduk" diyeceklerdir.

2- Erkeklerin, kadınların haklarına riayet etmemeleri, ahiret günü için bir mes'uliyettir. Rivayet edildiğine göre, ailesini, çocuklarını yüz üstü bırakıp kaçan kimse, efendisini terkeden bir köle gibidir. Cenab-ı Hak onun ne namazını, ne de orucunu -ailesine dönmedikçe- kabul etmez.

3- Ehil ve evlad, insanların dünyada sevdiklerinin başında gelir. Onlara muhabbet ve ünsiet etmekle ibadetten geri kalacağı tabiidir. Böyle olunca da Cenab-ı Hakk'ı tefekkürden ve zikirden uzaklaşır. Tefekkürsüz ve zikirsiz geçen ömür ise zâyi olmuş demektir.

Burada bir sual hatıra gelir: Evlenmek bu kadar zararlı, bâis-i fitne ise, peygamberler niçin evlenmeyi ihtiyar ettiler de, Hz. İsa (a.s.) yalnızlığı tercih etti? Buna cevap olarak denilir ki: Hz. Peygamber (a.s.) ve diğer peygamberlerin hepsi de evli idiler. Evlilik onları Allah'a taatten ve zikirden ayırmıyordu. Hz. İsa'ya (a.s.) gelince, ihtimaldir ki, evlilik onu Allahü Teala hazretlerini kemal ile zikir ve fikirden alıkoyacağından evlenmemiştir. Peygamberler içerisinde evlenmemiş olan Hz. İsa (a.s.) ahir zamanda yeryüzüne indikten sonra evlenecek ve evladı da olacaktır.




Mürşid-i Müteehhilîn
(Evlilere Rehber)

Kutbüddin İznikî


Bedir Yayınevi
Pembe Kitaplar



16 Kasım 2015 Pazartesi

Çağırılmak Ve Kovulmak






Bir keresinde Ebu Selman, Abdülmelik'in huzuruna çıkar ve biraz mesafeli durur.
- Niye öyle uzak durdun?
- Uzakta durup çağırılmayı, yakında durup kovulmaya yeğlerim.





Tenbihü'l Muğterrîn
(Selef-i Sâlihînin Evliyâullahın Yüce Ahlâkı Hikmetli Sözleri)

İmam Abdülvehhab Şârânî

Bedir Yayınevi




14 Kasım 2015 Cumartesi

En Büyük Düşman



Büyüklerden birine:

- "En büyük ve en zalim düşmanın nefsindir. Yani sürekli seninle olup, senden bir an olsun ayrılmayan nefs-i emmârendir." Hadis-i Şerifinin manasını sordum.

Şu cevabı verdi:
- En büyük düşmanın olma sebebi şudur ki hangi düşmana iyilik yaparsan o senin dostun olur. Ancak nefsin böyle değildir. Ona istediklerini ne kadar versen, aslâ doymaz, verdiğin derecede sana düşmanlığını arttırır.



Gülistan'dan Seçmeler

Hasbahçe




11 Kasım 2015 Çarşamba

Uymak



Bana Zeyd ibn Eslem, Atâ ibn Yesâr'dan; o da Ebû Saîd(R)'den tahdîs etti ki, Peygamber (S) şöyle buyurmuştur:

"Sizler, kendinizden önce geçen milletlerin yoluna karışı karışına, arşını arşınına tıpatıp muhakkak uyacaksınız! O dereceye kadar ki, şayet onlar (daracık) keler deliğine girmiş olsalar, siz de muhakkak (onlara uyarak) oraya gireceksiniz!"

(Râvî Ebû Saîd dedi ki:) Biz:
— Yâ Rasûlallah! Bu ümmetler Yahûdîler'le Hrıstiyanlar mı? diye sorduk.

Rasûlullah:
—  "Onlardan başka kim olacak?" buyurdu.



Sahîh-i Buhârî Ve Tercemesi

Ötüken




9 Kasım 2015 Pazartesi

Kur'ân Okumak



Katâde tahdîs edip şöyle demiştir: Ben Zurâre ibn Evfâ'dan işittim, o Sa'd ibn Hişâm'dan; o da Âişe(R)'den tahdîs ediyordu ki, Peygamber(S) şöyle buyurmuştur:

"Kur'ân'ı ezberleyerek okuyan hafız kişinin meseli (sıfat ve şânı) es-Seferetu'l-Kirâm olan meleklerle beraberdir. Kuran 'ı hafız olmayarak kendisine zor geldiği hâlde taahhüd edip çalışarak okuyan kimsenin meseli ise, ona iki ecir vardır" (Kur'ân okumak ecri, zorluk ecri).



Sahîh-i Buhârî Ve Tercemesi

Mütercim: Mehmed Sofuoğlu
Ötüken