28 Şubat 2015 Cumartesi

İmânın Hakikati




Süfyan Sevrî Hazretleri, Rabiatü'l-Adeviyye Hazretlerine; "Sizin imanınızın hakikati nedir?" diye sordu. "Cenab-ı Hakk'a cehennem korkusu ve cennet şevkiyle ibadet etmem, ancak muhabbet zevki ve vuslat şevkiyle ibadet eylerim. İmanın hakikati budur!" cevabını aldı.



Hikem-i Atâiyye Şerhi
Kastamonulu Seyyid Hafız Ahmed Mahir

Sufi Kitap



26 Şubat 2015 Perşembe

Namazda




Enes ibn Mâlik (R.a.) tahdis edip şöyle demiştir:

Peygamber (s.a.v.): "Bazı kimselere ne oluyor ki, namaz kılarlarken gözlerini semaya dikiyorlar?" buyurdu. Bu husustaki sözleri şiddetli oldu, nihayet: "Bunlar ya bu fiillerinden vazgeçerler, ya gözleri kör olur" buyurdu.

Âişe (R.anha) şöyle demiştir: Ben Rasulullah'a, namaz içinde başı sağa sola çevirmeyi sordum. "O, kulun namazından şeytanın kapıp kaçtığı bir şeydir" buyurdu.



Sahîh-i Buhârî Ve Tercemesi

Mütercim: Mehmed Sofuoğlu

Ötüken


25 Şubat 2015 Çarşamba

Lukata



Zeyd ibn Hâlid (r.a.) şöyle demiştir: Rasûlullah (s.a.v.)'a bir adam geldi de yerde bulunup alınan şeyin hükmünü sordu. Rasulullah (s.a.v.):
- "Çıkınını ve ağız bağını tanı(yıp koru), sonra da onu bir sene bildirip i'lân et. Eğer sâhibi gelirse verirsin. Sâhibi gelmezse, artık senin hâlin onunladır" buyurdu.
O sorucu kişi:
- Koyun yitiğinin hükmü nedir? dedi.
Rasulullah (s.a.v.):
- "O senindir, yâhud mü'min kardeşinindir, yâhud da kurdundur" buyurdu.
O kimse bu defa:
- Deve yitiğinin hükmü nedir? dedi.
- "Onu almaya senin ne hakkın var? Onun ayakkabısı ve su tulumu berâberindedir. Sâhibi ona kavuşuncaya kadar kendisi suya gelir ve ağaçları yer" buyurdu.



Sahîh-i Buhârî Ve Tercemesi
Mütercim: Mehmed Sofuoğlu

Ötüken



17 Şubat 2015 Salı

Kusurları Araştırmak



Ebû Berze el-Eslemî diyor ki: Resulullah şöyle buyurdu:

"Ey dilleriyle iman eden fakat kalplerine iman girmeyen topluluk! Müslümanların gıybetini yapmayın. Onların kusurlarını araştırmayın. Zira onların kusurlarını kim araştırırsa; Allah da onun kusurunu araştırır. Allah (c.c.) kimin kusurunu araştırırsa, onu evinin ortasında rezil eder."



Dürretül Vâizin
Osman Hopavi

Karaca Yayınevi



8 Şubat 2015 Pazar

Dua



Ey tâlip, duada ısrarlı olduğun halde kabulünün gecikmesi seni umutsuzluğa düşürmesin. Çünkü Cenab-ı Hak, senin istediğin şeyi, istediğin anda kabul etmeyi vaat etmedi. Senin için dilediği şeyi, kendi seçtiği zamanda kabul etmeyi vaat etti.


Hekim hastanın istediği gibi değil, hastalığın gerektirdiği şekilde tedavi eder. Cenab-ı Hak da bu hikmet şifahanesinde tabii hallerin ve nefsani arzuların hastası olan kullarına tedavi kabilinden olan icabet eserlerini, onların istediği şeylerde değil, onların menfaatine kendi seçtiği yerde, onların dilediği vakitte değil, kendi dilediği zamanda ortaya çıkarır. Kulların acele etmesi, ilahi takdiri çabuklaştırmaz, onların gecikmesi geciktirmez.



Hikem-i Atâiyye Şerhi
Kastamonulu Seyyid Hafız Ahmed Mahir

Sufi Kitap


7 Şubat 2015 Cumartesi

Kendini Aldatmak



Şimdi bir kimsenin kendi kendini aldatması gibi büyük bir aldanış olmaz ve bu aldanış, başkalarının aldatmalarına benzemez. Çünkü başkalarının aldatması, üzerinde biraz düşünülünce anlaşılır ve giderilmesi için çareler aranır, fakat kişi kendi kendini kandırdığında, bunu gidermeyi beceremediği gibi, çare teminine de başvuramaz. Bulunduğu yer, zaten kendi düşüncelerinin son sınırıdır, ötesine geçemez.



İhtiyarlığa Övgü Ya Da Sultan Murad'dan Fatih'e Nasihat
Çamlıca Basım Yayın








2 Şubat 2015 Pazartesi

İhsan



Halkın vermesi mahrumluk, Hakk'ın vermemesi ihsandır. 

Halk tarafından bir şey verildiği zaman onun gerçek vericisi olan Hak'tan gaflet edilirse, halkın vermesi mahrumluk olur. Bu dışarıdan ihsan gibi görünürse de, aslında mâsiva gözetilmiş olması ve nefsani hazlar bulunması bakımından mahrumluktur.

Hak Teala'nın vermemesinin ihsan olması ise, insan kalbinin bu men zamanında halktan gafil ve Hakk'a bağlı bulunmasından dolayıdır. Bu dıştan her ne kadar vermemek ve mahrumluk olursa da, hakikatte Hak Teala kulunu mahrum ederek ihsan kapısına sığınmaya mecbur kıldığından aradan perde kalkar, nur açılır. Bu yüzden büyük nimettir.


Hikem-i Atâiyye Şerhi
Kastamonulu Seyyid Hafız Ahmed Mahir

Sufi Kitap