20 Mart 2014 Perşembe

Zikir



Şeyh İlahdâd bir gün zikredenler meclisinde hazır idi. Zikirden sonra zikredenlere şöyle dedi:

"Zikir kalbin tasfiye cilalanması içindir. Kalp üzeri pas tutan bir demir gibidir. Parlatmak lazımdır ki nurlansın. Bu da ancak zikr-i hafi (kalb zikri) ile ele geçer. Demir olarak kalıp, ona leke ve pas vurmakla mümkün olamaz. Yani Allah kelimesini böyle vurarak ve yüksek sesle söylememek lazımdır."

Bu fakîr der ki, meşayıhtan sesle zikri seçenler, görüş veya başka bir sebeple onu daha tesirli bulup, kalbi taştan ve demirden daha sert bilip, zikrin, şiddetinin hareketinden sert vücud, kaba azalar tesir altında kalır, dediler. Bunun gibi sesli zikir ile şeytanı kovmak ve gafillere Allah'ı hatırlatmak istemişlerdir. Fakat gizli zikri seçenler de bir çok sebepler ve meziyetlere sahihtirler ki, yukarıda zikredilen beyanı bunu açık olarak gösteriyor.



Berekât
Muhammed Hâşim Kişmî

Furkan Yayınları