27 Şubat 2011 Pazar

Uhud'dan Alınacak Ders




Bu mağlubiyet, Müslümanlar hakkında bir büyük belâ ve mûsibet olduğu hâlde, İslam askerlerine Allah tarafından mânevi bir terbiyeydi. Zîrâ askerlerin hiçbir kumandanın işine karışması câiz değil iken, İslâm askerleri Resul-i Ekrem'in görüş ve tedbirine karıştılar. Resul-i Ekrem, Medine-i Münevvere'de durup da müdâfaa cengi etmek niyetinde iken onu meydan muhârebesi etmeğe mecbur ettiler.

Her ne ise bu hataları affolundu. Resul-i Ekrem düşmana karşı vardı ve Uhud Dağı'na arka verdi. Düşmanın süvârisine mukâbil süvârisi yok iken, İslam askerini öyle bir yerleştirdi ki süvârînin hücûm edebileceği yalnız sol kanatta bir mevki kalıp onu da okçular ile kapattı. Müslümanlara nisbetle düşmanın kuvveti kat kat ziyâde iken, düşman ordusunu mağlup ve perişan etti.

Ne fayda ki okçuların çoğu yağma sevdâsıyla muhafazasına memur oldukları mevkîyi bırakıp dağıldılar ve böyle bir büyük bozgunluğa sebep oldular. Askerlik, âmirin emrine itâatten ibâret olup, kendi fikirlerine uyan askerlerin böyle büyük fenâlıklara sebep olageldikleri tecrübe ile sâbittir. İşte muharebe vaktinde mevkîyi terk etmenin ne büyük hata olduğu bundan bilinir.

Resul-i Ekrem şehidleri defnettikten sonra mübârek yüzü yaralı ve kalbi mahzûn olarak Ashab-ı Kiramıyla beraber Uhud'dan kalkıp Medine'ye geldi. Şehidlerin evlatları, aileleri ve akrabaları ağladıkça münâfıklar memnûn oluyordu. Müslümanların bu mağlubiyeti üzerine Yahûdi taifesi de şımardı. Hâsılı İslam dininin dost ve düşmanı ayrıldı ve sahîh Müslüman olanlar seçildi.





Kısas-ı Enbiyâ Ve Tevârih-i Hulefa'dan
Peygamber Efendimiz'in (s.a.v.) Hayatı
Ahmed Cevdet Paşa

Çamlıca 




14 Şubat 2011 Pazartesi

Hz. Muhammed (s.a.v.) Ümmeti





Âdem (a.s.) şöyle demiştir:

— Allahü Teâlâ, Muhammed ümmetine dört keramet ihsan eyledi. Onları bana bile yapmadı.

1. Benim tevbemi, ancak Mekke'de kabul eyledi; ama Ümmet-i Muhammed (s.a.v.)'in tevbesini her yerde, Allahü Teâlâ kabul buyurur.

2. Ben giyiniktim; günah işleyince üryan oldum. Ümmet-i Muhammed (s.a.v.) çıplak halde isyan ederler. Allah onları giydirir.

3. Ben, hatâ edince, kadınımla aramı açtı, ama Allahü Teâlâ, ümmet-i Muhammed (s.a.v.)'e öyle yapmıyor, isyan ederler, kadınları ile araları açılmaz.

4. Ben cennette hata ettim, oradan beni çıkardı. Ama ümmet-i Muhammed (s.a.v.) cennetin dışında hata işlerler, cennete girerler.



Tenbihu'l Gâfilîn Bostanül Arifin
Ebul Leys Semerkandi

İpek Yayınevi