26 Ekim 2010 Salı

O Yerden Başka Gidecek Yol Yoktur



Hz. Süleyman salavatullahi âlâ nebiyyina ve aleyhi hazretlerinin bir küçük çocukları öldü. Buna çok üzüldüler.
Allahü Teala, kendisini teselli için insan kılığında iki melek gönderdi ve bu iki melek Hz. Süleyman'ın huzurunda muhakemeye başladılar. Birisi dedi ki:
- Bu kimse, benim ektiğim taze ekinimin içine girdi, ayağı ile çiğneyerek telef etti.

Hz. Süleyman (a.s.), ikincisinden sordu. O da cevaben:
- Ekinin ekildiği yer, herkesin gelip geçeceği bir yerdir. Herkesin yolu üzerine neden ekmiş? dedi. O yerden başka gidecek yol yoktur, ben de bunun için çiğnedim.

Hz. Süleyman (a.s.), davacıya dönerek:
- Sen de, herkesin gelip geçeceği yol olduğunu bildiğin halde, niçin ektin? diye sordu ve şu cevabı aldı:
- Sen de bilirsin ki, ölüm ahirete gidilecek tek yoldur. O yoldan herkes gelir, geçer. Bunun böyle olduğunu bildiğin halde, o yol üzerinde ölen çocuğun için neden inler, sızlanırsın?

İki melek de birden kayboldular.




Mecmâ'ul Âdâb

Sofuzade Seyyid Hasan Hulûsi
Salah Bilici Kitabevi




3 Ekim 2010 Pazar

Mü'min İle Kâfir


Bir mü'min ile bir kafir; balık avlarlarken, mü'min Cenab-ı Hakkın ismiyle ağını suya atar, tek balık girmez.

Kâfir, putunun ismini söyleyerek ağını atar, balık ile dolu olarak çeker.

Akşama doğru, nasılsa mü'minin ağına da bir balık girerse de, onu da suyun yüzüne çıkarırken kaçırır. O mü'minin vekili olan melek, bu işe şaşar kalır ve derhal Levh-i mahfuz'a bakar ve mü'minin makamı cennet ve kâfirin yerinin de cehennem olduğunu görerek, mü'mine bu muamelenin imtihan ve iptilâ ve kâfire de istidraç olduğunu anlar.




Mecmâ'ul Âdâb
Sofuzade Seyyid Hasan Hulûsi