17 Ağustos 2010 Salı

Aleyhissalâtü Vesselâm Efendimize Salâvat-ı Şerife Getirmenin Âdâbı Beyânındadır




"Ey iman edenler! Siz de ona salât ve selâm edin." (El Ahzab 56)


Emri celili üzerine, Aleyhissalatü vesselâm efendimiz hazretlerine, ömründe bir kere salâvat getirmek farzdır. Bir mecliste ismi şerifleri zikrolundukta, salâvat-ı şerife getirmek vâciptir. O mecliste, ismi şerifleri tekrar olundukça, her defasında salâvat-ı şerife getirmek âdâptandır.

Salâvat-ı şerifenin mânası Aleyhissalatü vesselâm efendimizin zikrinin âlî ve şeriatının bâki olmasına duadır.

Salâvat-ı şerife, her ne kadar zâhirde Aleyhissalatü vesselâm efendimizin üzerine ise de; hakikatte salâvat-ı şerifeyi getiren kimsenin nefsine râcidir. Bir mecliste, ism-i şerifleri zikrolunduğu zaman, işitenlerden bir kimse salâvat-ı şerife getirmezse nankörlük etmiş olur. Nitekim hadis-i şerifte:

"Bir kimse, ismimin zikrolunduğu mecliste bulunur da, bana salâvat-ı şerife getirmezse, cehenneme girer." buyurulmuştur.

Salâvat-ı şerifeye devam etmek ve sık sık, çok çok salavat getirmek lazımdır.




Mecmâ'ul Âdâb
Sofuzade Seyyid Hasan Hulûsi

Salah Bilici Kitabevi




Hiç yorum yok:

Yorum Gönder